TATİL SEZONU BİTTİ!

dogum-sonrasi-kilo-vermek-icin-dogru-zaman-nedir

TATİL SEZONU BİTTİ!

Uzun ve güneşli günleri, bazen bunaltıcı sıcakları ama her daim insanın ruhuna dokunan güzel renkleri ve kokularıyla koca bir yaz mevsimini geride bıraktık. Umarım ki hepiniz dinlenmiş ve yenilenmiş olarak sonlandırdınız bu günleri. Şimdi önümüzde yoğun iş veya okul temposuyla geçecek üç uzun mevsim var. Gelin, bu geçiş döneminde adaptasyon için beslenmemiz adına neler yapabiliriz, hangi hataları tatilin tozlu sayfalarına bırakıp devam etmeliyiz, biraz bahsedelim.

Başlarken değinmek istediğim çok önemli iki konu var. Birincisi, beslenme yalnızca kalori dengesinden ibaret bir yemek yeme dürtüsü değildir. Beslenme fiziksel ve ruhsal sağlığınızdan yaşam düzenine kadar tüm hayatınızı etkileyen bir bilim dalıdır. İkincisi ise, beslenme “terzi dikimi iştir”. Bu da demek oluyor ki tek tip bir beslenme modeli, herkes için geçerli bir “diyet” kalıbı anlayışı oldukça yanlıştır. Keza özellikle kilo verme sürecinde düşülen en büyük hatalardan biri, dönem dönem moda haline gelen tek tip beslenme akımlarına kapılmaktır.

Gelelim beslenme düzenimize yön vermeye. Önce muhtemel hatalarımızdan başlayalım. Yaz mevsiminin rehavetiyle öğünleriniz düzensizleşmiş olabilir. Öğün düzensizliği beslenme adına yapılan en büyük yanlışlardan biridir. Gün içinde enerjimizin kontrol altında tutulması, uzun vadede ise tüm sistemleriyle tıkırında işleyen bir vücut için güne zamanında bir öğün ile başlamak ve tüm gün beslenme planına sadık kalmak gereklidir. Bu şekilde hayatınızı planlamak da çok daha kolay olacaktır. Yaz döneminde fazla kalorili, fazla şekerli veya yağlı yiyecekler ile beslenmeye alışmış olabilirsiniz. Fakat size kötü bir haberim var. Eğlendiğiniz zamanlarda size eşlik ederken oldukça lezzetli gelen bu besinler yalnızca iyi gün dostu. Hatta serotonin ve dopamin hormonlarınızın düzeyleriyle oynayarak sizi kandıran ve kendine bağlayan birer kurnaz. Bu nedenle hayatınızda bir düzen kurmaya çalışırken bu sakıncalı besinleri geride bırakmanız gerekiyor. Yemek yemenin yalnızca açlık duygusunu bastırmaya yarayan bir güdü olmadığını kabullenmeniz gerekir. Öğün seçimi yaparken fayda ve zarar hesabını yapabilmeli ve ihtiyacınız olanı seçebilmelisiniz. Hatta eğer bugüne kadar hiç yemek yapmadıysanız, bu aralar mutfağa bir uğrayın derim. Son önemli yanlış ise su tüketimine gereken özeni göstermemektir. Su vücuttaki hayatî reaksiyonların gerçekleşebilmesi için mutlaka gereklidir. Özellikle yaz aylarında sıcak havanın oldukça artması ve terlemeyle su ve mineral kaybının hat safhada olması nedeniyle su içmenin önemi oldukça artar. Ancak gazlı, meyveli veya alkollü içecekler ile susuzluk hissi gölgelenebilir. Bu nedenle su içmenin önemini kavramalı ve su tüketiminizi arttırmak için şişenizi yanınızda tutmak, suyu aromalandırmak gibi yöntemleri denemelisiniz.

Peki doğru beslenme davranışı geliştirmek adına neler yapabiliriz?

• Sağlıklı beslenmenin gücüne inanmalı ve gerekirse bu konuda okumalar yapmalısınız.
• Tüm bireyler için kendine özgü bir beslenme modeli olduğunu unutmamalı ve beslenme modalarına kapılıp vücudunuza zarar vermemelisiniz.
• Bedeninize saygı göstermeli, kilo almak veya vermek ihtiyacı söz konusuysa bunu stres içinde, hızla olmasını bekleyerek ve vücudunuzu yorarak değil; bedeninizin sağlığını düşünerek, sakin ve istikrarlı şekilde gerçekleştirmelisiniz.
• Kilo vermede aşırı kalori kısıtlamalarının veya aç kalmaların sizi olumlu bir sonuca vardırmayacağını aksine vücudunuzun dengesi bozulacağından yağ kütlenizin artmasına veya daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceğini unutmamalısınız.
• Hiçbir doğal besin veya fabrikasyon ürünün mucizevi bir şekilde kilo vermenizi veya yağ yakmanızı sağlamayacağını bilmelisiniz.
• Besin gruplarını tanımalı ve vücudunuza ne sağladığını öğrenmelisiniz.
• Gün içinde ihtiyacınız olan et ve süt grubu besinleri, tahıl ve baklagilleri, taze sebze ve meyveleri dengeli bir şekilde tüketmeye özen göstermelisiniz.

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yaz